HATASIZ ÇEVİRİ İÇİN PÜF NOKTALARI – Kısım-I

Arkadaşlar, merhaba
1991’den beridir, hatta öğrencilik yıllarımı da dâhil edersek 1987’den beridir çeviriler yapmaktayım.
Bu güne kadar ağırlıklı olarak genel, ticari, hukuki ve tıp dâhil teknik olmak üzere ‘’ binlerce sayfa çevirdim’’ dersem abartı olmaz…

Her işte ustalaşmanın yolu çok sayıda hata yapmaktan ve defalarca başarısız olmaktan geçer ve en önemli püf noktası SABRETMEK, PES ETMEMEK, KARARLI OLMAK VE AMACINA SADIK kalmaktır…
Bu bakış açısı ile açıkça diyebilirim ki, çevirilerimde çok sayıda hata ve yanlışım oldu.. Yaptığım hatalar için çoğu zaman üzüldüm…, utandım…., sıkıldım…, Ama pes etmedim… sabrettim..


Yapacağıma, başaracağıma inancımı korudum… Şimdi belli bir kaliteyi yakaladığıma inanmakla birlikte, bulunduğum noktanın yeterli olmadığını, üzerine daha çok tuğla koymam gerektiğini düşünüyorum… Gelişme ve ilerlemeye her hangi bir sınır konulamayacağını biliyorum… O nedenle daha çok çalışıyorum, işime daha çok özen gösteriyorum ve işimi daha çok seviyorum…
Giriş için bu kadar sözün fazla bile olduğunu düşünüyorum… Vaktinizi daha fazla çalmadan, çeviride hatasız ve kaliteli çeviri için deneyimlediğim püf noktalarını yeni çevirmen arkadaşlarımla paylaşmaktan memnuniyet duyarım…

ÖN HAZIRLIK:

1-O gün bedenene ve zihnen çeviriye uygun değil isem, kesinlikle o gün çeviri işi almıyorum. Çünkü daha önceki tecrübelerimden, ruh halimin ve beden yorgunluğumun çalışma kalitemi olumsuz yönde belirlediğini öğrenmiş bulunuyorum.
2- Çeviriye konu metni yüzeysel olarak okur, genel fikir edinirim.
3- Çeviri konusunun akademik ve mesleki bilgi ve deneyimlerim ile örtüşüp örtüşmediğine karar veririm.
4- Örtüşmüyor ise, baştan kabul etmiyorum ve işi iade ediyorum. Ancak,
5- Akademik ve mesleki bilgi ve deneyimlerim ile örtüşüyorsa, o zaman ikinci aşama olarak;
6- Kaynak dosya içinde çeşitli şekil, grafik, tablo, resim, içe gömülü metin, yönü değiştirilmiş (sağdan sola, aşağıdan yukarıya vs) metinlerin bulunması halinde o belgenin, üzerinde çeviri yapmaya müsait olup olmadığını kontrol ederim. Bir saatte yaptığım çeviri hızı ile karşılaştırdığımda bu belgenin ortalama ne kadar ilave zaman gerektireceğine dair tahmini bir zaman hesaplaması yapar, bunu iş teslim tarihi için dikkate alırım.
7- Dosyanın formatı MS-WORD ise, boşluksuz toplam karakter sayısını not ederim. Buna göre günlük iş kapasiteme göre en uygun teslim tarih ve saatini belirlerim.
8- Dosyanın formatı MS-WORD’den farklı ise şu yolları izledikten sonra net karakter sayısı üzerinden en uygun teslim tarih ve saatini belirlerim;
a- Dosya, PDF ise: ABBY FINEREADER programı ile dosyayı MS’WORD’e dönüştürürüm.
b- Dosya, Powerpoint ise ve üzerinde çalışmak sorunsuz ise, farklı kaydederek çeviri dosyası olarak kullanıyorum. Ancak Powerpoint dosyası, üzerinde çeviri yapması biraz sıkıntılı ise, o zaman bu dosyayı açıp + Farklı Kaydet komutu ile önce PDF formatı şeklinde kaydediyorum. Sonra PDF’den WORD’e dönüştürüyorum.
c- PDF’den WORD’e dönüşüm bozuk, eksik, hatalı, sorunlu ise o zaman; dönüşümlü MS-WORD dosyasının içeriğini kopyalayıp DÜZ METİN formatlı yeni boş bir dosya içine yapıştırıyorum. Sonra bu düz metinin içindekilerin tümünü COPY+PAST komutu ile yeni boş bir MS-WORD dosyasını içine yapıştırıyorum. Bu yeni dosyaya yeni bir İSİM vererek çeviri dosyası olarak kullanmayı planlarım.
(EK BİLGİ: çeviri sürecinde yaşanan gecikmeler, beklenmedik teknik vs her hangi durum ve koşulların varlığını dikkate alarak, EMNİYET SÜRESİ olarak çeviri teslim saatine günlük iş başına 3 saat ilave yaparım. Yani, bugün müşterinin okeylediği 15.000 bin karakterlik bir işi yarın öğlene kadar teslim edebildiğim halde, olası aksi durumları göz önünde bulundurarak, yarın akşama teslim edeceğimi belirtirim.)
9- Yukarıdaki dört aşama tamamlandıktan sonra, tercüme bürosuna çeviriye ilişkin ticari ve teknik şartların yer aldığı FİYAT TEKLİFİ’mi gönderirim.
10- Müşterinin fiyat teklifimi kabul etmesi ile çeviriye başlamak için hazırlıklarımı yürütürüm.

kaynak: Gültekin Renginal

Etiketler: