ÇEVİRİ YAPMAYA BAŞLAMAK İSTEYENLERE TAVSİYELER

Liseden mezun olup üniversiteye ilk adımınızı attığınızda artık meslek sahibi olma yolunda oldukça önemli bir yol kat etmiş olursunuz. Üniversitede okuyacağınız bölüm yüksek ihtimalle sizin mesleğinizi icra edeceğiniz bölüm olacaktır ve bu konuda seçiminizi ne yönde yaptığınız çok önemlidir. Bu perspektiften bakıldığında; yabancı dillere gönül vermiş, çeviri yapabilme yatkınlığı olan öğrenciler ise kendilerine gelecekteki meslekleri olarak çevirmenliği seçebilirler. Çevirmenlik mesleği ise iki farklı şekilde icra edilebilmektedir. Bunlardan ilki çeviri işlemlerinin yoğun olarak gerçekleştirildiği çeviri bürolarıdır. Çeviri büroları farklı birçok dile hakim birçok çevirmeni istihdam etmektedir. Bu çevirmenler teknik metin çevirisinden edebiyat çevirisine, ardıl çeviriden simultane çeviriye kadar birçok farklı alanda hem yazılı hem de sözlü olarak çeviri yapabilmektedirler. Birçok çevirmen bürolarda masa başı olarak çalışırken; evlerinden, okullarından ya da iş yerlerinden serbest (freelance) olarak çalışan serbest (freelance) çevirmenler de mevcuttur. Serbest (freelance) çevirmen herhangi bir kuruma bağlı olmaksızın evlerinden, kendi iş yerlerinden veya okullarından serbest (freelance) olarak çeviri yapan kimselere denmektedir. Serbest zamanlı çeviride ofiste bulunma, çalışma saatleri gibi zorunluluklar olmadığından dolayı da serbest (freelance) çevirmenlik olarak adlandırılabilmektedir.

ÇEVİRİ YAPMAYA BAŞLAMAK İSTEYENLER NELER YAPMALIDIR?

  • Dilinizi sürekli olarak geliştirmeye devam edin: Çevirmen olduğunuzda yabancı dilin öncesinde ilk olarak kendi ana dilinizi geliştirmeniz oldukça önemlidir. Kendi ana diline hakim olmayan bir kişinin yabancı dildeki bir materyali kendi anadiline çevirmesi sonucu ortaya çıkan ürünün pek de sağlıklı bir ürün olmayabileceği ihtimalinin her daim göz önünde bulundurmak gerekmektedir. Bunun nedeni; yabancı dilde olan bir materyali anlayıp kendi ana dilinde gerektiği gibi ifade edemediğinizde diğer insanlar için bu çevirini pek bir anlamı kalmayacaktır. Kendinizi kendi ana dilinizde düzgün ve doğru bir şekilde ifade edemezken diğer insanlar arasındaki iletişimin sorumluluğunu almak pek de akıl karı bir durum olmayabilir.
  • Hangi dilde çeviri yapmak istediğinize karar verin: Ülkemizde çoğu üniversite mütercim- tercümanlık bölümü için farklı diller uygun görmektedir. Bunlar başlıca İngilizce, Almanca, Fransızca gibi dillerdir. Bu dillerin tamamının birbirine benzer olsa da farklı özellikleri olduğu için öğrenilme şekilleri farklılık göstermektedir. Bu nedenle hangi dilde uzmanlaşmak istediğinize karar verin.
  • İkinci ve hatta üçüncü bir yabancı dil edinin: İkinci hatta üçüncü bir yabancı dil edinmek oldukça önemli bir durumdur. İlk olarak uzmanlaşmak istediğiniz dili seçmek tabii ki de çok önemlidir; ancak farklı dillerde de bu yetkinliğe sahip olmak sizin için büyük bir avantaj olacaktır.
  • Çeviriye başlamadan önce mutlaka alan taraması yapın: Çevirinizi yapacağınız alanla ilgili ön bilgi oluşturmak adına ilgili alanda ön bir tarama yapmak çeviri hususunda oldukça önemli olan bir koşuldur. Çeviriye başlamadan önce alan taraması yapmanız; eğer o alanla ilgili hiçbir bilginiz yoksa ya da oldukça az bilgiye sahipseniz sizin için çeviri sürecinde hayati önem arz eden bir koşuldur. Bu sayede çeviri ürününün daha kaliteli olacağından emin olabilirsiniz.
  • Çeviride uzmanlaşmak istediğiniz alanı belirleyin: Çevirinizi hangi alanda geliştirmek istediğinizi belirleyin. Sözlü çeviride mi yoksa yazılı çeviride mi uzmanlaşmak istediğinize karar verin. Hatta sözlü çevirinin alt türleri olan ardıl çeviri, diyalog çevirisi, simultane çeviri ya da yazılı çevirinin alt türleri olan edebiyat çevirisi, bilimsel ve teknik metin çevirisi, hukuk metinleri çevirisi, altyazı ve dublaj çevirisi gibi birçok alandan hangisinde uzmanlaşmak istediğinizi belirlemek çalışma alanınızı daraltacağından tabiri caizse omuzlarınızdan yük alacaktır. Çünkü bu alanların tek bir tanesi bile uzmanlaşmak için titiz çalışmalar gerektiren alanlardır.
  • Bir kuruma bağlı olmaksızın çalışmanın belli sonuçları olacaktır: Eğer bir kuruma bağlı olmaksızın serbest (freelance) olarak çalışmak istiyorsanız bunun sonuçlarından haberdar olmanız gerektirmelisiniz. Herhangi bir kurum ya da kuruluşa bağlı olarak çalışmadığınız için haklarınızı yasalar çerçevesinde korumak tek başınıza zorlayacak bir durum olabilmektedir. Arkanızda bir kurum desteği olmaksızın iş dünyasında var olmak bazı sonuçları da beraberinde getirir. Bu durumda müşterinizle aranızda proje süresini kapsayacak küçük bir sözleşme yapmak hem sizin haklarınızın hem de müşterilerinizin haklarının korunmasına fayda sağlayacaktır.